← Sure 12

12:17

قَالُوا۟ يَـٰٓأَبَانَآ إِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا يُوسُفَ عِندَ مَتَـٰعِنَا فَأَكَلَهُ ٱلذِّئْبُ ۖ وَمَآ أَنتَ بِمُؤْمِنٍ لَّنَا وَلَوْ كُنَّا صَـٰدِقِينَ

Kelime kelime

قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰٓأَبَانَآ
Ey babamız
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَبَاİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِنَّا
biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ذَهَبْنَا
gittik
Fiil
Kök: ذهب
Dilbilgisi (i'rab)
ذَهَبْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَسْتَبِقُ
yarışıyorduk
Fiil
Kök: سبق
Dilbilgisi (i'rab)
نَسْتَبِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
وَتَرَكْنَا
ve bırakmıştık
Fiil
Kök: ترك
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَرَكْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
يُوسُفَ
Yusuf'u
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
يُوسُفَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
مَتَٰعِنَا
yiyeceğimizin
İsim
Kök: متع
Dilbilgisi (i'rab)
مَتَٰعِİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَأَكَلَهُ
onu yemiş
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَكَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلذِّئْبُ
kurt
İsim
Kök: ذأب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ذِّئْبُİsimeril، merfû (nominatif)
وَمَآ
fakat değilsin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَآEdatolumsuzluk
أَنتَ
sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
بِمُؤْمِنٍ
inanacak
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مُؤْمِنٍİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
لَّنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
وَلَوْ
şayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَوْEdatşart
كُنَّا
(söylesek de)
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
صَٰدِقِينَ
dosdoğru
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Akşam üstü ağlayarak babalarına geldiklerinde: "Ey babamız! İnan olsun biz yarış yapıyorduk; Yusuf'u eşyamızın yanına bırakmıştık; bir kurt onu yedi. Her ne kadar doğru söylüyorsak da sen bize inanmazsın" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki: "Ey babamız! Biz gittik, aramızda yarış yapıyorduk. Yusuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, onu kurt yemiş. şu anda biz doğru da söylesek, yine de sen bize inanacak değilsin."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

“Ey babamız! Biz Yusuf’u eşyamızın yanında bırakmış bir şekilde yarışmak üzere (yanından) uzaklaşmıştık. (Ne yazık ki) kurt onu yemiş! Biz doğru söyleyenler olsaydık da sen asla bize inanacak değilsin.” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "O our father! We went racing with one another, and left Joseph with our things; and the wolf devoured him.... But thou wilt never believe us even though we tell the truth."

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘We went off racing one another, leaving Joseph behind with our things, and a wolf ate him. You will not believe us, though we are telling the truth!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Saying: O our father! We went racing one with another, and left Joseph by our things, and the wolf devoured him, and thou believest not our saying even when we speak the truth.

M. Pickthallpublic-domain

They said, "O our father, indeed we went racing each other and left Joseph with our possessions, and a wolf ate him. But you would not believe us, even if we were truthful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالوا: يا أبانا إنا ذهبنا نتسابق في الجَرْي والرمي بالسهام، وتركنا يوسف عند زادنا وثيابنا، فلم نقصِّر في حفظه، بل تركناه في مأمننا، وما فارقناه إلا وقتًا يسيرًا، فأكله الذئب، وما أنت بمصدِّق لنا ولو كنا موصوفين بالصدق؛ لشدة حبك ليوسف.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?