← Sure 12

12:69

وَلَمَّا دَخَلُوا۟ عَلَىٰ يُوسُفَ ءَاوَىٰٓ إِلَيْهِ أَخَاهُ ۖ قَالَ إِنِّىٓ أَنَا۠ أَخُوكَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Kelime kelime

وَلَمَّا
ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَمَّاİsimzaman zarfı
دَخَلُوا۟
girince
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰ
huzuruna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
يُوسُفَ
Yusuf'un
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
يُوسُفَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
ءَاوَىٰٓ
aldı
Fiil
Kök: أوي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاوَىٰٓFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِلَيْهِ
yanına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَخَاهُ
kardeşini
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
أَخَاİsimeril tekil، merfû (nominatif)
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنِّىٓ
gerçekten ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىٓİsimzamir، son ek، 1. tekil
أَنَا۠
ben
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَا۠İsimzamir، 1. tekil
أَخُوكَ
senin kardeşinim
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
أَخُوİsimeril tekil، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
فَلَا
üzülme
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَبْتَئِسْ
üzülmek
Fiil
Kök: بأس
Dilbilgisi (i'rab)
تَبْتَئِسْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
بِمَا
sebebiyle
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
onların yaptıkları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: "Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu. Dedi ki: "Bilesin, ben, senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yusuf’un yanına girdiklerinde kardeşini (Bünyamin’i) yanına almış ve (Yusuf, ona) “Şüphesiz ki ben senin kardeşinim; yapmış olduklarına üzülme!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Now when they came into Joseph's presence, he received his (full) brother to stay with him. He said (to him): "Behold! I am thy (own) brother; so grieve not at aught of their doings."

A. Yusuf Alipublic-domain

Then, when they presented themselves before Joseph, he drew his brother apart and said, ‘I am your brother, so do not be saddened by their past actions,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when they went in before Joseph, he took his brother unto him, saying: Lo! I, even I, am thy brother, therefore sorrow not for what they did.

M. Pickthallpublic-domain

And when they entered upon Joseph, he took his brother to himself; he said, "Indeed, I am your brother, so do not despair over what they used to do [to me]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولما دخل إخوة يوسف عليه في منزل ضيافته ومعهم شقيقه، ضم يوسف إليه شقيقه، وقال له سرًا: إني أنا أخوك فلا تحزن، ولا تغتمَّ بما صنعوه بي فيما مضى. وأمره بكتمان ذلك عنهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular