← Sure 18

18:71

فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَا رَكِبَا فِى ٱلسَّفِينَةِ خَرَقَهَا ۖ قَالَ أَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ أَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا إِمْرًا

Kelime kelime

فَٱنطَلَقَا
sonra yürüdüler
Fiil
Kök: طلق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱنطَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil eril
حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
رَكِبَا
bindikleri
Fiil
Kök: ركب
Dilbilgisi (i'rab)
رَكِبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil eril
فِى
gemiye
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّفِينَةِ
gemi
İsim
Kök: سفن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّفِينَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
خَرَقَهَا
onu deliverdi
Fiil
Kök: خرق
Dilbilgisi (i'rab)
خَرَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَخَرَقْتَهَا
mi onu deldin?
Fiil
Kök: خرق
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
خَرَقْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لِتُغْرِقَ
boğmak için
Fiil
Kök: غرق
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تُغْرِقَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَهْلَهَا
halkını
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَقَدْ
gerçekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
جِئْتَ
sen yaptın
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جِئْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
شَيْـًٔا
bir iş
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَيْـًٔاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِمْرًا
çok tehlikeli
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
إِمْرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: "Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: "Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yola çıkmışlardı. Sonunda gemiye bindikleri zaman (melek) gemiyi delmişti. (Musa) “Halkını boğmak için mi onu deldin? Şüphesiz ki sen çok çirkin (tehlikeli) bir iş yaptın!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So they both proceeded: until, when they were in the boat, he scuttled it. Said Moses: "Hast thou scuttled it in order to drown those in it? Truly a strange thing hast thou done!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They travelled on. Later, when they got into a boat, and the man made a hole in it, Moses said, ‘How could you make a hole in it? Do you want to drown its passengers? What a strange thing to do!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So they twain set out till, when they were in the ship, he made a hole therein. (Moses) said: Hast thou made a hole therein to drown the folk thereof? Thou verily hast done a dreadful thing.

M. Pickthallpublic-domain

So they set out, until when they had embarked on the ship, he [i.e., al-Khiḍr] tore it open. [Moses] said, "Have you torn it open to drown its people? You have certainly done a grave thing."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فانطلقا يمشيان على الساحل، فمرت بهما سفينة، فطلبا من أهلها أن يركبا معهم، فلما ركبا قَلَعَ الخَضِر لوحًا من السفينة فخرقها، فقال له موسى: أَخَرَقْتَ السفينة؛ لتُغرِق أهلَها، وقد حملونا بغير أجر؟ لقد فعلت أمرًا منكرًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular