← Sure 2

2:228

وَٱلْمُطَلَّقَـٰتُ يَتَرَبَّصْنَ بِأَنفُسِهِنَّ ثَلَـٰثَةَ قُرُوٓءٍ ۚ وَلَا يَحِلُّ لَهُنَّ أَن يَكْتُمْنَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِىٓ أَرْحَامِهِنَّ إِن كُنَّ يُؤْمِنَّ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ۚ وَبُعُولَتُهُنَّ أَحَقُّ بِرَدِّهِنَّ فِى ذَٰلِكَ إِنْ أَرَادُوٓا۟ إِصْلَـٰحًا ۚ وَلَهُنَّ مِثْلُ ٱلَّذِى عَلَيْهِنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

Kelime kelime

وَٱلْمُطَلَّقَٰتُ
boşanmış kadınlar
İsim
Kök: طلق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُطَلَّقَٰتُİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil çoğul، merfû (nominatif)
يَتَرَبَّصْنَ
gözetlerler
Fiil
Kök: ربص
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَرَبَّصْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
بِأَنفُسِهِنَّ
kendilerini
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
ثَلَٰثَةَ
üç
İsim
Kök: ثلث
Dilbilgisi (i'rab)
ثَلَٰثَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
قُرُوٓءٍ
kur' (üç adet veya üç temizlik süresi)
İsim
Kök: قرأ
Dilbilgisi (i'rab)
قُرُوٓءٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَا
helal olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَحِلُّ
helal
Fiil
Kök: حلل
Dilbilgisi (i'rab)
يَحِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لَهُنَّ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُنَّİsimzamir، 3. çoğul dişil
أَن
gizlemeleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يَكْتُمْنَ
gizleyen
Fiil
Kök: كتم
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْتُمْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
مَا
yarattığını
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
خَلَقَ
yarattı
Fiil
Kök: خلق
Dilbilgisi (i'rab)
خَلَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
فِىٓ
kendi rahimlerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَرْحَامِهِنَّ
(anne tarafından akrabalar)
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
أَرْحَامِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنَّ
idiyseler
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul dişil
نَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
يُؤْمِنَّ
inanıyor
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْمِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul dişil
نَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
يَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْءَاخِرِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)، sıfat
وَبُعُولَتُهُنَّ
kocaları
İsim
Kök: بعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
بُعُولَتُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
أَحَقُّ
hak sahibidirler
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَقُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)
بِرَدِّهِنَّ
onları geri almağa
İsim
Kök: ردد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَدِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
فِى
bu arada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
إِنْ
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنْEdatşart
أَرَادُوٓا۟
isterlerse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَادُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِصْلَٰحًا
barışmak
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
إِصْلَٰحًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَهُنَّ
(kadınların) vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُنَّİsimzamir، 3. çoğul dişil
مِثْلُ
gibi
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
مِثْلُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِى
(erkeklerin) kendileri üzerindeki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
عَلَيْهِنَّ
karşılarına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
بِٱلْمَعْرُوفِ
(örfe uygun) hakları
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَعْرُوفِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَلِلرِّجَالِ
erkeklerin (hakları)
İsim
Kök: رجل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
رِّجَالِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
عَلَيْهِنَّ
onlar (kadınlar) üzerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِنَّİsimzamir، son ek، 3. çoğul dişil
دَرَجَةٌ
bir derece fazladır
İsim
Kök: درج
Dilbilgisi (i'rab)
دَرَجَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَزِيزٌ
azizdir
İsim
Kök: عزز
Dilbilgisi (i'rab)
عَزِيزٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
حَكِيمٌ
hakimdir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حَكِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç aybaşı hali beklerler, eğer Allah'a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah'ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal değildir. Kocaları bu arada barışmak isterlerse, karılarını geri almakta daha çok hak sahibidirler. Kadınların hakları, örfe uygun bir şekilde vazifelerine denktir. Erkeklerin onlardan bir üstün derecesi vardır. Allah güçlüdür. Hakim'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Boşanan kadınlar, kendi kendilerine üç adet süresi beklerler ve Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri, kendilerine helâl olmaz. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa gizlemezler. Kocaları da, barışmak istedikleri takdirde o süre içersinde onları geri almaya daha layıktırlar. O kadınların, üzerlerindeki meşru hak gibi, kendilerinin de hakları vardır. Yalnız erkekler için, onların üzerinde bir derece vardır. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine (evlenmeden) üç âdet hâli beklerler. Onlar Allah’a ve ahiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. (Kocaları) barışmak isterlerse, bu durumda onları (boşanma sürecindeki eşlerini) geri almaya onların kocaları daha fazla hak sahibidirler. (Erkeklerin) kadınlar üzerindeki (hakları gibi), kadınların da (erkekler üzerinde) belirli (hakları) vardır. O (boşanma sürecindeki) erkeklerin, onlara (boşanma sürecindeki kadınlara dönmede) bir derece (önceliği) vardır. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Divorced women shall wait concerning themselves for three monthly periods. Nor is it lawful for them to hide what Allah Hath created in their wombs, if they have faith in Allah and the Last Day. And their husbands have the better right to take them back in that period, if they wish for reconciliation. And women shall have rights similar to the rights against them, according to what is equitable; but men have a degree (of advantage) over them. And Allah is Exalted in Power, Wise.

A. Yusuf Alipublic-domain

Divorced women must wait for three monthly periods before remarrying, and, if they really believe in God and the Last Day, it is not lawful for them to conceal what God has created in their wombs: their husbands would do better to take them back during this period, provided they wish to put things right. Wives have [rights] similar to their [obligations], according to what is recognized to be fair, and husbands have a degree [of right] over them: [both should remember that] God is almighty and wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Women who are divorced shall wait, keeping themselves apart, three (monthly) courses. And it is not lawful for them that they should conceal that which Allah hath created in their wombs if they are believers in Allah and the Last Day. And their husbands would do better to take them back in that case if they desire a reconciliation. And they (women) have rights similar to those (of men) over them in kindness, and men are a degree above them. Allah is Mighty, Wise.

M. Pickthallpublic-domain

Divorced women remain in waiting [i.e., do not remarry] for three periods, and it is not lawful for them to conceal what Allāh has created in their wombs if they believe in Allāh and the Last Day. And their husbands have more right to take them back in this [period] if they want reconciliation. And due to them [i.e., the wives] is similar to what is expected of them, according to what is reasonable. But the men [i.e., husbands] have a degree over them [in responsibility and authority]. And Allāh is Exalted in Might and Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والمطلقات ذوات الحيض، يجب أن ينتظرن دون نكاح بعد الطلاق مدة ثلاثة أطهار أو ثلاث حيضات على سبيل العدة؛ ليتأكدن من فراغ الرحم من الحمل. ولا يجوز لهن تزوج رجل آخر في أثناء هذه العدة حتى تنتهي. ولا يحل لهن أن يخفين ما خلق الله في أرحامهن من الحمل أو الحيض، إن كانت المطلقات مؤمنات حقًا بالله واليوم الآخر. وأزواج المطلقات أحق بمراجعتهن في العدة. وينبغي أن يكون ذلك بقصد الإصلاح والخير، وليس بقصد الإضرار تعذيبًا لهن بتطويل العدة. وللنساء حقوق على الأزواج، مثل التي عليهن، على الوجه المعروف، وللرجال على النساء منزلة زائدة من حسن الصحبة والعشرة بالمعروف والقِوامة على البيت وملك الطلاق. والله عزيز له العزة القاهرة، حكيم يضع كل شيء في موضعه المناسب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?