← Sure 2

2:96

وَلَتَجِدَنَّهُمْ أَحْرَصَ ٱلنَّاسِ عَلَىٰ حَيَوٰةٍ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ ۚ يَوَدُّ أَحَدُهُمْ لَوْ يُعَمَّرُ أَلْفَ سَنَةٍ وَمَا هُوَ بِمُزَحْزِحِهِۦ مِنَ ٱلْعَذَابِ أَن يُعَمَّرَ ۗ وَٱللَّهُ بَصِيرٌۢ بِمَا يَعْمَلُونَ

Kelime kelime

وَلَتَجِدَنَّهُمْ
onları bulursun
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdattekit، ön ek
تَجِدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَحْرَصَ
en düşkünü
İsim
Kök: حرص
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْرَصَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
عَلَىٰ
hayata
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
حَيَوٰةٍ
hayatının
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
حَيَوٰةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَمِنَ
kimselerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أَشْرَكُوا۟
ortak koşan(lar)
Fiil
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
أَشْرَكُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوَدُّ
ister
Fiil
Kök: ودد
Dilbilgisi (i'rab)
يَوَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَحَدُهُمْ
her biri
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَوْ
olsa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَوْEdatmasdar bağlacı
يُعَمَّرُ
yaşatılmasını
Fiil
Kök: عمر
Dilbilgisi (i'rab)
يُعَمَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
أَلْفَ
bin
İsim
Kök: ألف
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْفَİsimeril، mansûb (akuzatif)
سَنَةٍ
yıl
İsim
Kök: سنو
Dilbilgisi (i'rab)
سَنَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَمَا
ve değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
هُوَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
بِمُزَحْزِحِهِۦ
onu uzaklaştıracak
İsim
Kök: زحزح
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مُزَحْزِحِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنَ
azabdan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْعَذَابِ
azabın
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَن
oysa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُعَمَّرَ
(o kadar) yaşaması
Fiil
Kök: عمر
Dilbilgisi (i'rab)
يُعَمَّرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بَصِيرٌۢ
görüyor
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
يَعْمَلُونَ
yaptıkları
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

And olsun ki, onların hayata diğer insanlardan ve hatta Allah'a eş koşanlardan da daha düşkün olduklarını görürsün. Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister. Oysa uzun ömürlü olması onu azabdan uzaklaştırmaz. Allah onların yaptıklarını görür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Elbette onları insanların hayata en hırslı, en düşkün olanları olarak bulacak, hatta müşriklerden bile daha düşkün bulacaksın. Onların her biri bin sene ömür sürmeyi arzular, oysa uzun yaşamak kendisini azaptan kurtarıp uzaklaştıracak değildir. Allah, onların neler yaptığını görüp duruyor.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki sen onları insanların (dünya) hayatına en düşkünü olarak bulursun; hatta şirk koşanlardan bile. Her biri bin sene yaşatılmak ister. Oysa (o kadar) yaşatılması (kimseyi) azaptan asla uzaklaştırmaz. Allah yapmakta olduklarını görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Thou wilt indeed find them, of all people, most greedy of life,-even more than the idolaters: Each one of them wishes He could be given a life of a thousand years: But the grant of such life will not save him from (due) punishment. For Allah sees well all that they do.

A. Yusuf Alipublic-domain

[Prophet], you are sure to find them clinging to life more eagerly than any other people, even the polytheists. Any of them would wish to be given a life of a thousand years, though even such a long life would not save them from the torment: God sees everything they do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And thou wilt find them greediest of mankind for life and (greedier) than the idolaters. (Each) one of them would like to be allowed to live a thousand years. And to live (a thousand years) would by no means remove him from the doom. Allah is Seer of what they do.

M. Pickthallpublic-domain

And you will surely find them the most greedy of people for life - [even] more than those who associate others with Allāh. One of them wishes that he could be granted life a thousand years, but it would not remove him in the least from the [coming] punishment that he should be granted life. And Allāh is Seeing of what they do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولتعلمَنَّ -أيها الرسول- أن اليهود أشد الناس رغبة في طول الحياة أيًّا كانت هذه الحياة من الذلَّة والمهانة، بل تزيد رغبتهم في طول الحياة على رغبات المشركين. يتمنى اليهودي أن يعيش ألف سنة، ولا يُبْعده هذا العمر الطويل إن حصل من عذاب الله. والله تعالى لا يخفى عليه شيء من أعمالهم وسيجازيهم عليها بما يستحقون من العذاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?