← Sure 39

39:7

إِن تَكْفُرُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَنِىٌّ عَنكُمْ ۖ وَلَا يَرْضَىٰ لِعِبَادِهِ ٱلْكُفْرَ ۖ وَإِن تَشْكُرُوا۟ يَرْضَهُ لَكُمْ ۗ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ ۗ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُم مَّرْجِعُكُمْ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

Kelime kelime

إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
تَكْفُرُوا۟
inkar ederseniz
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
تَكْفُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَإِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
غَنِىٌّ
zengindir
İsim
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
غَنِىٌّİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
عَنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَا
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَرْضَىٰ
razı olmaz
Fiil
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْضَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
لِعِبَادِهِ
kulları için
İsim
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عِبَادِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْكُفْرَ
küfre
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كُفْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَإِن
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنEdatşart
تَشْكُرُوا۟
şükrederseniz
Fiil
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَشْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يَرْضَهُ
ona razı olur
Fiil
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْضَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لَكُمْ
sizin için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَلَا
(günahını) çekmez
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَزِرُ
taşımaz
Fiil
Kök: وزر
Dilbilgisi (i'rab)
تَزِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
وَازِرَةٌ
hiçbir günahkar
İsim
Kök: وزر
Dilbilgisi (i'rab)
وَازِرَةٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وِزْرَ
günahını
İsim
Kök: وزر
Dilbilgisi (i'rab)
وِزْرَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
أُخْرَىٰ
diğerinin
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
أُخْرَىٰİsimdişil tekil، merfû (nominatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
إِلَىٰ
Rabbinizedir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰEdatharf-i cer (edat)
رَبِّكُم
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّرْجِعُكُمْ
dönüşünüz
İsim
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
مَّرْجِعُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَيُنَبِّئُكُم
size haber verir
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
يُنَبِّئُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
olduğunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِنَّهُۥ
çünkü O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلِيمٌۢ
bilir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌۢİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
بِذَاتِ
özünü
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَاتِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
ٱلصُّدُورِ
göğüslerin
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّدُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Eğer inkar ederseniz bilin ki Allah sizden müstağnidir. Kullarının inkarından hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz sizden hoşnut olur. Hiçbir günahkar diğerinin günahını yüklenmez. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir; yaptıklarınızı o zaman size haber verir; çünkü O, kalblerde olanı bilir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer inkâr ederseniz, şüphe yok ki Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Bununla beraber kulları hesabına küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin hesabınıza ona razı olur. Hiçbir günahkar da diğerinin günahını çekecek değildir. Sonra dönüşünüz, Rabbinizedir. O vakit, O size bütün yaptıklarınızı haber verecektir. Çünkü O, bütün kalplerin özünü bilir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnkâr ederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. O, kullarının küfrüne razı olmaz. Şükrederseniz sizden bunu kabul eder. Hiçbir (günah) yüklüsü başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Sonunda dönüşünüz sadece Rabbinizedir ve O, yaptığınız şeyleri size bildirecektir. Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If ye reject (Allah), Truly Allah hath no need of you; but He liketh not ingratitude from His servants: if ye are grateful, He is pleased with you. No bearer of burdens can bear the burden of another. In the end, to your Lord is your Return, when He will tell you the truth of all that ye did (in this life). for He knoweth well all that is in (men's) hearts.

A. Yusuf Alipublic-domain

If you are ungrateful, remember God has no need of you, yet He is not pleased by ingrati-tude in His servants; if you are grateful, He is pleased [to see] it in you. No soul will bear another’s burden. You will return to your Lord in the end and He will inform you of what you have done: He knows well what is in the depths of [your] hearts.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If ye are thankless, yet Allah is Independent of you, though He is not pleased with thanklessness for His bondmen; and if ye are thankful He is pleased therewith for you. No laden soul will bear another's load. Then unto your Lord is your return; and He will tell you what ye used to do. Lo! He knoweth what is in the breasts (of men).

M. Pickthallpublic-domain

If you disbelieve - indeed, Allāh is Free from need of you. And He does not approve for His servants disbelief. And if you are grateful, He approves [i.e., likes] it for you; and no bearer of burdens will bear the burden of another. Then to your Lord is your return, and He will inform you about what you used to do. Indeed, He is Knowing of that within the breasts.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن تكفروا- أيها الناس- بربكم ولم تؤمنوا به، ولم تتبعوا رسله، فإنه غنيٌّ عنكم، ليس بحاجة إليكم، وأنتم الفقراء إليه، ولا يرضى لعباده الكفر، ولا يأمرهم به، وإنما يرضى لهم شكر نعمه عليهم. ولا تحمل نفس إثم نفس أخرى، ثم إلى ربكم مصيركم، فيخبركم بعملكم، ويحاسبكم عليه. إنه عليم بأسرار النفوس وما تخفي الصدور.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?