← Sure 4

4:128

وَإِنِ ٱمْرَأَةٌ خَافَتْ مِنۢ بَعْلِهَا نُشُوزًا أَوْ إِعْرَاضًا فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَآ أَن يُصْلِحَا بَيْنَهُمَا صُلْحًا ۚ وَٱلصُّلْحُ خَيْرٌ ۗ وَأُحْضِرَتِ ٱلْأَنفُسُ ٱلشُّحَّ ۚ وَإِن تُحْسِنُوا۟ وَتَتَّقُوا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًا

Kelime kelime

وَإِنِ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنِEdatşart
ٱمْرَأَةٌ
bir kadın
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْرَأَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
خَافَتْ
korkarsa
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خَافَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مِنۢ
kocasının
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْلِهَا
kocaları
İsim
Kök: بعل
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
نُشُوزًا
huysuzluğundan
İsim
Kök: نشز
Dilbilgisi (i'rab)
نُشُوزًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
إِعْرَاضًا
yüz çevirmesinden
İsim
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
إِعْرَاضًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَلَا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
جُنَاحَ
günah
İsim
Kök: جنح
Dilbilgisi (i'rab)
جُنَاحَİsimeril، mansûb (akuzatif)
عَلَيْهِمَآ
ikisine de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمَآİsimzamir، son ek، 3. ikil
أَن
düzeltmelerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُصْلِحَا
ve uslananlar
Fiil
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
يُصْلِحَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 3. ikil
بَيْنَهُمَا
aralarını
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمَاİsimzamir، son ek، 3. ikil
صُلْحًا
anlaşma ile
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
صُلْحًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱلصُّلْحُ
ve barış
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّلْحُİsimeril، merfû (nominatif)
خَيْرٌ
daima iyidir
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَأُحْضِرَتِ
ve hazırdır
Fiil
Kök: حضر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أُحْضِرَتِFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
ٱلْأَنفُسُ
nefisler
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنفُسُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
ٱلشُّحَّ
cimriliğe
İsim
Kök: شحح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شُّحَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
تُحْسِنُوا۟
güzel geçinir
Fiil
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
تُحْسِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَتَتَّقُوا۟
ve sakınırsanız
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَتَّقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَإِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كَانَ
şeyleri
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خَبِيرًا
haber alır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Eğer kadın, kocasının serkeşliğinden veya aldırışsızlığından endişe ederse, aralarında anlaşmaya çalışmalarında kendilerine bir engel yoktur. Anlaşmak daha hayırlıdır. Nefisler kıskançlığa meyyaldir. Eğer iyi davranır ve haksızlıktan sakınırsaniz bilin ki, Allah işlediklerinizden şüphesiz haberdardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Eğer bir kadın kocasının geçimsizliğinden, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında bir sulh yapmalarında, onlara bir günah yoktur. Sulh hep hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi geçinir ve geçimsizlikten sakınırsanız, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bir hanım, kocasının geçimsizliğinden veya (kendisinden) yüz çevirmesinden endişe ederse, aralarında tamamen bir barış yapmalarında onlara hiçbir vebal yoktur. Barış hayırlı olandır. Zaten nefisler kıskançlığa hazır kılınmıştır. Güzel davranır (iyi geçinir) ve takvâlı (duyarlı) olursanız, şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

If a wife fears cruelty or desertion on her husband's part, there is no blame on them if they arrange an amicable settlement between themselves; and such settlement is best; even though men's souls are swayed by greed. But if ye do good and practise self-restraint, Allah is well-acquainted with all that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

If a wife fears high-handedness or alienation from her husband, neither of them will be blamed if they come to a peaceful settlement, for peace is best. Although human souls are prone to selfishness, if you do good and are mindful of God, He is well aware of all that you do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

If a woman feareth ill treatment from her husband, or desertion, it is no sin for them twain if they make terms of peace between themselves. Peace is better. But greed hath been made present in the minds (of men). If ye do good and keep from evil, lo! Allah is ever Informed of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

And if a woman fears from her husband contempt or evasion, there is no sin upon them if they make terms of settlement between them - and settlement is best. And present in [human] souls is stinginess. But if you do good and fear Allāh - then indeed Allāh is ever, of what you do, Aware.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإن علمت امرأة من زوجها ترفعًا عنها، وتعاليًا عليها أو انصرافًا عنها فلا إثم عليهما أن يتصالحا على ما تطيب به نفوسهما من القسمة أو النفقة، والصلح أولى وأفضل. وجبلت النفوس على الشح والبخل. وإن تحسنوا معاملة زوجاتكم وتخافوا الله فيهن، فإن الله كان بما تعملون من ذلك وغيره عالمًا لا يخفى عليه شيء، وسيجازيكم على ذلك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?