← Sure 5

5:114

قَالَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ ٱللَّهُمَّ رَبَّنَآ أَنزِلْ عَلَيْنَا مَآئِدَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ تَكُونُ لَنَا عِيدًا لِّأَوَّلِنَا وَءَاخِرِنَا وَءَايَةً مِّنكَ ۖ وَٱرْزُقْنَا وَأَنتَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِيسَى
Îsa
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
عِيسَىİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱبْنُ
oğlu
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْنُİsimeril، merfû (nominatif)
مَرْيَمَ
Meryem
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْيَمَİsimözel isim، dişil، mecrûr (genitif)
ٱللَّهُمَّ
Allah'ım
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
مَّEdatnidâ، son ek
رَبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَنزِلْ
indir
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزِلْFiilemir، 2. tekil eril
عَلَيْنَا
bizim üzerimize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَآئِدَةً
bir sofra
İsim
Kök: ميد
Dilbilgisi (i'rab)
مَآئِدَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
تَكُونُ
olsun
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَنَا
bizim için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
عِيدًا
bir bayram
İsim
Kök: عود
Dilbilgisi (i'rab)
عِيدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّأَوَّلِنَا
öncemiz için
İsim
Kök: أول
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَوَّلِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَءَاخِرِنَا
ve sonramız için
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاخِرِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَءَايَةً
ve bir mu'cize (olsun)
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَايَةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنكَ
Senden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَٱرْزُقْنَا
bizi rızıklandır
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱرْزُقْFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَأَنتَ
ve sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
خَيْرُ
en hayırlısısın
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
ٱلرَّٰزِقِينَ
rızık verenlerin
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّٰزِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Meryem oğlu İsa, "Allahım! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen'den bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi rızıklandır, Sen rızık verenlerin en hayırlısısın" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Meryemoğlu İsa da: "Allah'ım, Rabbımız, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Meryem oğlu İsa şöyle dua etmişti: “Ey Allah’ım! Rabbimiz! Bize hem bizim için hem de öncekilerimiz ve sonrakilerimiz (büyüklerimiz ve küçüklerimiz) için bir bayram ve senden bir delil olacak şekilde gökten bir sofra indir! Bizi rızıklandır! Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Said Jesus the son of Mary: "O Allah our Lord! Send us from heaven a table set (with viands), that there may be for us - for the first and the last of us - a solemn festival and a sign from thee; and provide for our sustenance, for thou art the best Sustainer (of our needs)."

A. Yusuf Alipublic-domain

Jesus, son of Mary, said, ‘Lord, send down to us a feast from heaven so that we can have a festival- the first and last of us- and a sign from You. Provide for us: You are the best provider.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Jesus, son of Mary, said: O Allah, Lord of us! Send down for us a table spread with food from heaven, that it may be a feast for us, for the first of us and for the last of us, and a sign from Thee. Give us sustenance, for Thou art the Best of Sustainers.

M. Pickthallpublic-domain

Said Jesus, the son of Mary, "O Allāh, our Lord, send down to us a table [spread with food] from the heaven to be for us a festival for the first of us and the last of us and a sign from You. And provide for us, and You are the best of providers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أجاب عيسى ابن مريم طلب الحواريين فدعا ربه جل وعلا قائلا ربنا أنزل علينا مائدة طعام من السماء، نتخذ يوم نزولها عيدًا لنا، نعظمه نحن ومَن بعدنا، وتكون المائدة علامة وحجة منك يا ألله على وحدانيتك وعلى صدق نبوتي، وامنحنا من عطائك الجزيل، وأنت خير الرازقين.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?