← Root dictionary
كتم

conceal

21 occurrences

Representative gloss derived from QAC word translations

21
Occur.
1
Lemmas
13
Forms
7
Surahs

Classical lexicon

كتم

الكتمان: ستر الحديث، يقال: كتمته كتما وكتمانا. قال تعالى: ومن أظلم ممن كتم شهادة عنده من الله [البقرة/ 140]، وقال: وإن فريقا منهم ليكتمون الحق وهم يعلمون [البقرة/ 146]، ولا تكتموا الشهادة [البقرة/ 283]، وتكتمون الحق وأنتم تعلمون [آل عمران/ 71]، وقوله: الذين يبخلون ويأمرون الناس بالبخل ويكتمون ما آتاهم الله من فضله [النساء/ 37] فكتمان الفضل: هو كفران النعمة، ولذلك قال بعده: وأعتدنا للكافرين عذابا مهينا [النساء/ 37]، وقوله: ولا يكتمون الله حديثا [النساء/ 42] قال ابن عباس: إن المشركين إذا رأوا أهل القيامة لا يدخل الجنة إلا من لم يكن مشركا قالوا: والله ربنا ما كنا مشركين [الأنعام/ 23] فتشهد عليهم جوارحهم، فحينئذ يودون أن لم يكتموا الله حديثا . و# قال الحسن: في الآخرة مواقف في بعضها يكتمون، وفي بعضها لا يكتمون ، و# عن بعضهم: لا يكتمون الله حديثا [النساء/ 42] هو أن تنطق جوارحهم.

Exdore translation — not part of the source

el-Kitmân: Sözü gizlemektir. "Ketemtühû ketmen ve kitmânen" denir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Allah'tan kendisine ulaşmış bir şahitliği gizleyenden daha zalim kim olabilir?" [2:140]. Yine şöyle buyurdu: "Onlardan bir grup, bilerek hakkı gizlemektedir" [2:146], "Şahitliği gizlemeyin" [2:283], "Bile bile hakkı gizliyorsunuz" [3:71]. Şu ayete gelince: "Onlar ki cimrilik ederler, insanlara da cimriliği emrederler ve Allah'ın kendilerine lütfundan verdiğini gizlerler" [4:37] — lütfu gizlemek, nimete nankörlük etmektir; bu yüzden hemen ardından şöyle buyurmuştur: "Ve biz kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırladık" [4:37]. Şu ayete gelince: "Onlar Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler" [4:42] — İbn Abbâs şöyle demiştir: Müşrikler kıyamet ehlinden cennete ancak müşrik olmayanların girdiğini gördüklerinde: "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz müşrik değildik" [6:23] derler. Bunun üzerine organları aleyhlerine şahitlik eder; işte o zaman Allah'tan hiçbir sözü gizlememiş olmayı temenni ederler. Hasan (el-Basrî) şöyle demiştir: Ahirette birtakım duraklar vardır; bazılarında gizlerler, bazılarında gizlemezler. Bazılarından da şöyle nakledilmiştir: "Allah'tan hiçbir sözü gizleyemezler" [4:42] demek, organlarının konuşması demektir.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Al-Rāghib al-Iṣfahānī (d. 502/1108), Mufradāt Alfāẓ al-Qurʾān. The work is public domain; the text is taken from the OpenITI corpus, based on the edition of Ṣafwān ʿAdnān al-Dāwūdī. This is lexical/root study, not tafsīr.

Word family · 1

Dictionary forms (lemmas) derived from this root, by frequency

كَتَمَVerbyou conceal21

Derived forms · 13

تَكْتُمُونَ
you conceal
5
يَكْتُمُونَ
they will (be able to) hide
5
نَكْتُمُ
we will conceal
1
يَكْتُمُ
who conceal(ed)
1
يَكْتُمْنَ
they conceal
1
يَكْتُمْهَا
conceals it
1
تَكْتُمُونَهُۥ
conceal it
1
وَيَكْتُمُونَ
and hide
1
وَتَكْتُمُوا۟
and conceal
1
تَكْتُمُوا۟
conceal
1
وَتَكْتُمُونَ
and conceal
1
كَتَمَ
concealed
1
لَيَكْتُمُونَ
surely they conceal
1

Occurrences