← Sure 2

2:266

أَيَوَدُّ أَحَدُكُمْ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٌ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَابٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلْكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٌ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعْصَارٌ فِيهِ نَارٌ فَٱحْتَرَقَتْ ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

Kelime kelime

أَيَوَدُّ
ister mi ki?
Fiil
Kök: ودد
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
يَوَدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
أَحَدُكُمْ
biriniz
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَن
olmasını
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَكُونَ
olacaksın
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَهُۥ
kendisinin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
جَنَّةٌ
bir bahçesi
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
hurmalardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نَّخِيلٍ
hurma ağaçlarının
İsim
Kök: نخل
Dilbilgisi (i'rab)
نَّخِيلٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَأَعْنَابٍ
ve üzümler(den)
İsim
Kök: عنب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَعْنَابٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
تَجْرِى
akan
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
لَهُۥ
bulunan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
فِيهَا
içinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
مِن
her çeşit
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلثَّمَرَٰتِ
meyvası
İsim
Kök: ثمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ثَّمَرَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
وَأَصَابَهُ
ve kendisine geldiğinde
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَصَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلْكِبَرُ
ihtiyarlık
İsim
Kök: كبر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِبَرُİsimeril، merfû (nominatif)
وَلَهُۥ
ve onun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
ذُرِّيَّةٌ
ve çocuklarının bulunduğu
İsim
Kök: ذرر
Dilbilgisi (i'rab)
ذُرِّيَّةٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
ضُعَفَآءُ
aciz
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ضُعَفَآءُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)، sıfat
فَأَصَابَهَآ
isabet etsin
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَصَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَآİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
إِعْصَارٌ
birden bir kasırga
İsim
Kök: عصر
Dilbilgisi (i'rab)
إِعْصَارٌİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِيهِ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
نَارٌ
ateşli
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نَارٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَٱحْتَرَقَتْ
yakıp kül etsin
Fiil
Kök: حرق
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱحْتَرَقَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كَذَٰلِكَ
böylece
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يُبَيِّنُ
açıklıyor
Fiil
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
يُبَيِّنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُمُ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمُİsimzamir، 2. çoğul eril
ٱلْءَايَٰتِ
ayetleri
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
لَعَلَّكُمْ
umulurki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَتَفَكَّرُونَ
düşünürsünüz
Fiil
Kök: فكر
Dilbilgisi (i'rab)
تَتَفَكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Hangi biriniz, kendisi ihtiyarlamış ve çocukları da güçsüzken, altlarından ırmaklar akan, hurma, üzüm ve her çeşit meyveleri bulunan bahçesinin, ateşli bir kasırganın kopmasıyla yanmasını ister? Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böylece açıklar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hiç biriniz ister mi ki, kendisinin hurmalık ve üzümlüklerden bir bahçesi olsun, altında ırmaklar aksın, içinde her türlü ürünü bulunsun da, kendi üzerine de ihtiyarlık çökmüş ve elleri ermez, güçleri yetmez küçük, zayıf çocukları olsun. Derken ona ateşli bir bora isabet ediversin de o bahçe yanıversin. İşte Allah, âyetlerini size böylece açıklıyor. Umulur ki, düşünürsünüz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Herhangi biriniz ister mi ki hurma ve üzümlere (ağaçlara) sahip, arasından sular akan ve kendisi için orada her çeşit meyveden bulunan bir bahçesi olsun (ama) bakıma muhtaç çocukları varken kendisine yaşlılık gelip çatsın; içinde ateş bulunan bir kasırga ona (bahçeye) isabet ederek yakıp kül etsin! Allah düşünesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Does any of you wish that he should have a garden with date-palms and vines and streams flowing underneath, and all kinds of fruit, while he is stricken with old age, and his children are not strong (enough to look after themselves)- that it should be caught in a whirlwind, with fire therein, and be burnt up? Thus doth Allah make clear to you (His) Signs; that ye may consider.

A. Yusuf Alipublic-domain

Would any of you like to have a garden of palm trees and vines, graced with flowing streams and all kinds of produce, which, when you are afflicted with old age and feeble offspring, is struck by a fiery whirlwind and burnt down? In this way God makes His messages clear to you, so that you may reflect on them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Would any of you like to have a garden of palm-trees and vines, with rivers flowing underneath it, with all kinds of fruit for him therein; and old age hath stricken him and he hath feeble offspring; and a fiery whirlwind striketh it and it is (all) consumed by fire. Thus Allah maketh plain His revelations unto you, in order that ye may give thought.

M. Pickthallpublic-domain

Would one of you like to have a garden of palm trees and grapevines underneath which rivers flow in which he has from every fruit? But he is afflicted with old age and has weak [i.e., immature] offspring, and it is hit by a whirlwind containing fire and is burned. Thus does Allāh make clear to you [His] verses that you might give thought.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أيرغب الواحد منكم أن يكون له بستان فيه النخيل والأعناب، تجري من تحت أشجارِه المياه العذبة، وله فيه من كل ألوان الثمرات، وقد بلغ الكِبَر، ولا يستطيع أن يغرس مثل هذا الغرس، وله أولاد صغار في حاجة إلى هذا البستان وفي هذه الحالة هبَّت عليه ريح شديدة، فيها نار محرقة فأحرقته؛ وهكذا حال غير المخلصين في نفقاتهم، يأتون يوم القيامة ولا حسنة لهم. وبمثل هذا البيان يبيِّن الله لكم ما ينفعكم؛ كي تتأملوا، فتخلصوا نفقاتكم لله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?