← Sure 2

2:265

وَمَثَلُ ٱلَّذِينَ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمُ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ وَتَثْبِيتًا مِّنْ أَنفُسِهِمْ كَمَثَلِ جَنَّةٍۭ بِرَبْوَةٍ أَصَابَهَا وَابِلٌ فَـَٔاتَتْ أُكُلَهَا ضِعْفَيْنِ فَإِن لَّمْ يُصِبْهَا وَابِلٌ فَطَلٌّ ۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

Kelime kelime

وَمَثَلُ
durumu da
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَثَلُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يُنفِقُونَ
infak eden
Fiil
Kök: نفق
Dilbilgisi (i'rab)
يُنفِقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَمْوَٰلَهُمُ
mallarını
İsim
Kök: مول
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْوَٰلَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱبْتِغَآءَ
kazanmak
İsim
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْتِغَآءَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
مَرْضَاتِ
rızasını
İsim
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْضَاتِİsimmasdar (isim-fiil)، dişil tekil، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَتَثْبِيتًا
ve kökleştirmek için
İsim
Kök: ثبت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَثْبِيتًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنْ
kendilerindekini (imanı)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنْEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِهِمْ
nefislerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَمَثَلِ
benzer
İsim
Kök: مثل
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَثَلِİsimeril، mecrûr (genitif)
جَنَّةٍۭ
bir bahçeye
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّةٍۭİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِرَبْوَةٍ
tepe üzerinde bulunan
İsim
Kök: ربو
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَبْوَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَصَابَهَا
değince
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَصَابَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَابِلٌ
bol yağmur
İsim
Kök: وبل
Dilbilgisi (i'rab)
وَابِلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَـَٔاتَتْ
veren
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
ـَٔاتَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
أُكُلَهَا
ürününü
İsim
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
أُكُلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ضِعْفَيْنِ
iki kat
İsim
Kök: ضعف
Dilbilgisi (i'rab)
ضِعْفَيْنِİsimeril ikil، mansûb (akuzatif)
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
لَّمْ
değmese bile
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
يُصِبْهَا
erişecektir
Fiil
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
يُصِبْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَابِلٌ
yağmur
İsim
Kök: وبل
Dilbilgisi (i'rab)
وَابِلٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَطَلٌّ
çisinti olur
İsim
Kök: طلل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
طَلٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَصِيرٌ
görmektedir
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Allah'ın rızasını kazanmak ve kalblerini sağlamlaştırmak için mallarını sarfedenlerin durumu, yüksekçe bir tepede bulunan, bol yağmur aldığında yemişlerini iki kat veren, bol yağmur yağmasa bile çisentisi düşen bir bahçenin durumu gibidir. Allah işlediklerinizi görür.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın rızasını aramak, kendilerini veya kendilerinden bir kısmını Allah yolunda sabit kılmak için mallarını Allah yolunda harcayanların hâli ise, bir tepedeki güzel bir bahçenin hâline benzer ki, ona kuvvetli bir sağnak düşmüş de yemişlerini iki kat vermiştir. Böyle bir bahçeye yağmur düşmese bile mutlaka bir çisenti vardır. Allah, yaptıklarınızı görür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın rızasını kazanmak ve nefislerini güçlendirmek için mallarını infak edenlerin (verenlerin) durumu, bir tepedeki bahçeye benzer ki üzerine sağanak yağmur yağmış da iki kat ürün vermiştir. Sağanak yağmur yağmasa bile bir çise (ile de ürün verir). Allah yaptıklarınızı görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And the likeness of those who spend their substance, seeking to please Allah and to strengthen their souls, is as a garden, high and fertile: heavy rain falls on it but makes it yield a double increase of harvest, and if it receives not Heavy rain, light moisture sufficeth it. Allah seeth well whatever ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

But those who spend their wealth in order to gain God’s approval, and as an affirmation of their own faith, are like a garden on a hill: heavy rain falls and it produces double its normal yield; even if no heavy rain falls, it will still be watered by the dew. God sees all that you do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And the likeness of those who spend their wealth in search of Allah's pleasure, and for the strengthening of their souls, is as the likeness of a garden on a height. The rainstorm smiteth it and it bringeth forth its fruit twofold. And if the rainstorm smite it not, then the shower. Allah is Seer of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

And the example of those who spend their wealth seeking means to the approval of Allāh and assuring [reward for] themselves is like a garden on high ground which is hit by a downpour - so it yields its fruits in double. And [even] if it is not hit by a downpour, then a drizzle [is sufficient]. And Allāh, of what you do, is Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومثل الذين ينفقون أموالهم طلبًا لرضا الله واعتقادًا راسخًا بصدق وعده، كمثل بستان عظيم بأرض عالية طيبة هطلت عليه أمطار غزيرة، فتضاعفت ثمراته، وإن لم تسقط عليه الأمطار الغزيرة فيكفيه رذاذ المطر ليعطي الثمرة المضاعفة، وكذلك نفقات المخلصين تُقبل عند الله وتُضاعف، قلَّت أم كثُرت، فالله المُطَّلِع على السرائر، البصير بالظواهر والبواطن، يثيب كلا بحسب إخلاصه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?