← Sure 41

41:39

وَمِنْ ءَايَـٰتِهِۦٓ أَنَّكَ تَرَى ٱلْأَرْضَ خَـٰشِعَةً فَإِذَآ أَنزَلْنَا عَلَيْهَا ٱلْمَآءَ ٱهْتَزَّتْ وَرَبَتْ ۚ إِنَّ ٱلَّذِىٓ أَحْيَاهَا لَمُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Kelime kelime

وَمِنْ
biri de (şudur)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنْEdatharf-i cer (edat)
ءَايَٰتِهِۦٓ
O'nun ayetlerinden
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَنَّكَ
sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
تَرَى
görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلْأَرْضَ
toprağı
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
خَٰشِعَةً
boynu bükük
İsim
Kök: خشع
Dilbilgisi (i'rab)
خَٰشِعَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَإِذَآ
zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَآİsimzaman zarfı
أَنزَلْنَا
döktüğümüz
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهَا
onun üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْمَآءَ
suyu
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَآءَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱهْتَزَّتْ
titreşir
Fiil
Kök: هزز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱهْتَزَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
وَرَبَتْ
ve kabarır
Fiil
Kök: ربو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
إِنَّ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِىٓ
onu dirilten
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىٓİsimism-i mevsûl، eril tekil
أَحْيَاهَا
onu yaşatırsa
Fiil
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْيَاFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَمُحْىِ
diriltir
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
مُحْىِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
ٱلْمَوْتَىٰٓ
ölüleri de
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَوْتَىٰٓİsimharf-i cer (edat)، merfû (nominatif)، sıfat
إِنَّهُۥ
elbette O
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَدِيرٌ
kadirdir
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَدِيرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Kupkuru gördüğün yeryüzünün, Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçmesi, kabarması, Allah'ın varlığının belgelerindendir. Ona can veren Allah şüphesiz ölüleri de diriltir. Doğrusu O her şeye kadir'dir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Senin yeryüzünü boynu bükük, kupkuru görmen de Allah'ın kudretinin delillerindendir. Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir ve kabarır. Şüphesiz ki ona hayat veren Allah mutlaka ölüleri de diriltir. Doğrusu O'nun her şeye gücü yeter.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yeri boynu bükük (çorak) görmen de O’nun delillerindendir. Biz onun (toprağın) üzerine suyu indirdiğimiz zaman bir de bakarsın ki kıpırdayıp kabarır. Onu (toprağı) dirilten (Allah) elbette ölüleri de diriltendir. Şüphesiz ki O her şeye gücü yetendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And among His Signs in this: thou seest the earth barren and desolate; but when We send down rain to it, it is stirred to life and yields increase. Truly, He Who gives life to the (dead) earth can surely give life to (men) who are dead. For He has power over all things.

A. Yusuf Alipublic-domain

Another of His signs is this: you see the earth lying desolate, but when We send water down on to it, it stirs and grows. He who gives it life will certainly give life to the dead. He has power over everything.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And of His portents (is this): that thou seest the earth lowly, but when We send down water thereon it thrilleth and groweth. Lo! He Who quickeneth it is verily the Quickener of the Dead. Lo! He is Able to do all things.

M. Pickthallpublic-domain

And of His signs is that you see the earth stilled, but when We send down upon it rain, it quivers and grows. Indeed, He who has given it life is the Giver of Life to the dead. Indeed, He is over all things competent.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن علامات وحدانية الله وقدرته: أنك ترى الأرض يابسة لا نبات فيها، فإذا أنزلنا عليها المطر دبَّت فيها الحياة، وتحركت بالنبات، وانتفخت وعلت، إن الذي أحيا هذه الأرض بعد همودها، قادر على إحياء الخلق بعد موتهم، إنه على كل شيء قدير، فكما لا تعجز قدرته عن إحياء الأرض بعد موتها، فكذلك لا تعجز عن إحياء الموتى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?