← Sure 59

59:10

وَٱلَّذِينَ جَآءُو مِنۢ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَٰنِنَا ٱلَّذِينَ سَبَقُونَا بِٱلْإِيمَـٰنِ وَلَا تَجْعَلْ فِى قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ رَبَّنَآ إِنَّكَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

Kelime kelime

وَٱلَّذِينَ
kimseler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
جَآءُو
gelen(ler)
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنۢ
onlardan sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهِمْ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَقُولُونَ
derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱغْفِرْ
bağışla
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱغْفِرْFiilemir، 2. tekil eril
لَنَا
bizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
وَلِإِخْوَٰنِنَا
ve kardeşlerimizi
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
إِخْوَٰنِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلَّذِينَ
bizden önce
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
سَبَقُونَا
geçmiş
Fiil
Kök: سبق
Dilbilgisi (i'rab)
سَبَقُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِٱلْإِيمَٰنِ
inanmış olan
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِيمَٰنِİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mecrûr (genitif)
وَلَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَجْعَلْ
bırakma
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْعَلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
فِى
kalblerimizde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
قُلُوبِنَا
kalbleri
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
غِلًّا
bir kin
İsim
Kök: غلل
Dilbilgisi (i'rab)
غِلًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلَّذِينَ
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inananlara
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِنَّكَ
elbette sen
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
رَءُوفٌ
çok şefkatli
İsim
Kök: رأف
Dilbilgisi (i'rab)
رَءُوفٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
رَّحِيمٌ
çok merhametlisin
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Onlardan sonra gelenler: "Rabbimiz! Bizi ve bizden önce inanmış olan kardeşlerimizi bağışla; kalbimizde müminlere karşı kin bırakma; Rabbimiz! Şüphesiz Sen şefkatlisin, merhametlisin" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlardan sonra gelenler derler ki: "Rabbimiz, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla, kalplerimizde inananlara karşı bir kin bırakma! Rabbimiz! Sen çok şefkatli, çok merhametlisin!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Bunların arkasından gelenler şöyle dua ederler: “Rabbimiz! Bizi ve imanda bizi geçmiş (bizden önce iman etmiş) kardeşlerimizi bağışla! İman edenlere kalplerimizde hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatlisin; çok merhametlisin!"

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And those who came after them say: "Our Lord! Forgive us, and our brethren who came before us into the Faith, and leave not, in our hearts, rancour (or sense of injury) against those who have believed. Our Lord! Thou art indeed Full of Kindness, Most Merciful."

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who came after them say, ‘Lord, forgive us our sins and the sins of our brothers who believed before us, and leave no malice in our hearts towards those who believe. Lord, You are truly compassionate and merciful.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And those who came (into the faith) after them say: Our Lord! Forgive us and our brethren who were before us in the faith, and place not in our hearts any rancour toward those who believe. Our Lord! Thou art Full of Pity, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

And [there is a share for] those who come after them, saying, "Our Lord, forgive us and our brothers who preceded us in faith and put not in our hearts [any] resentment toward those who have believed. Our Lord, indeed You are Kind and Merciful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

والذين جاؤوا من المؤمنين من بعد الأنصار والمهاجرين الأولين يقولون: ربنا اغفر لنا ذنوبنا، واغفر لإخواننا في الدين الذين سبقونا بالإيمان، ولا تجعل في قلوبنا حسدًا وحقدًا لأحد من أهل الإيمان، ربنا إنك رؤوف بعبادك، رحيم بهم. وفي الآية دلالة على أنه ينبغي للمسلم أن يذكر سلفه بخير، ويدعو لهم، وأن يحب صحابة رسول الله، صلى الله عليه وسلم، ويذكرهم بخير، ويترضى عنهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?