← Sure 40

40:5

كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ وَٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَعْدِهِمْ ۖ وَهَمَّتْ كُلُّ أُمَّةٍۭ بِرَسُولِهِمْ لِيَأْخُذُوهُ ۖ وَجَـٰدَلُوا۟ بِٱلْبَـٰطِلِ لِيُدْحِضُوا۟ بِهِ ٱلْحَقَّ فَأَخَذْتُهُمْ ۖ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

Kelime kelime

كَذَّبَتْ
yalanladı
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
قَبْلَهُمْ
onlardan önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَوْمُ
kavmi
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْمُİsimeril، merfû (nominatif)
نُوحٍ
Nuh
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نُوحٍİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَٱلْأَحْزَابُ
ve kollar
İsim
Kök: حزب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَحْزَابُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
مِنۢ
onlardan sonraki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهِمْ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَهَمَّتْ
ve yeltendi
Fiil
Kök: همم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
هَمَّتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُلُّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلُّİsimeril، merfû (nominatif)
أُمَّةٍۭ
millet
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّةٍۭİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِرَسُولِهِمْ
elçisini
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
رَسُولِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِيَأْخُذُوهُ
yakalamağa
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَأْخُذُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَجَٰدَلُوا۟
ve tartıştılar
Fiil
Kök: جدل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَٰدَلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْبَٰطِلِ
boş şeyler ileri sürerek
İsim
Kök: بطل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَٰطِلِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
لِيُدْحِضُوا۟
gidermek için
Fiil
Kök: دحض
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يُدْحِضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهِ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلْحَقَّ
hakkı
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
فَأَخَذْتُهُمْ
bu yüzden onları yakaladım
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أَخَذْFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُİsimzamir، son ek، 1. tekil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَكَيْفَ
nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَيْفَİsimsoru
كَانَ
oldu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِقَابِ
azabım
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عِقَابِİsimmerfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

Onlardan önce, Nuh milleti, ardından, peygamberlere karşı gelen topluluklar da peygamberlerini yalanlamış; her ümmet, peygamberini cezalandırmaya azmetmişti. Hakkı batılla gidermek için mücadele etmişlerdi. Bunun üzerine Ben onları yakaladım. Cezalandırmam nasılmış?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlardan önce Nuh kavmi, arkalarından da çeşitli topluluklar yalanlamışlardı. Her ümmet, kendi peygamberlerini yakalamak kastında bulundu. Hakkı batılla gidermek için boşuna mücadele ettiler. Ben de onları tuttum, alıverdim. (Bak o zaman) azabım nasıl oldu?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlardan önce Nuh kavmi ve bunlardan sonraki gruplar da (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Her ümmet, kendi elçisini yakala(yıp cezalandır)maya azmetmişti. Batıl (inançları) sebebiyle gerçeği iptal etmek için mücadele etmişlerdi. (Bunun üzerine onları) kıskıvrak yakalamıştım. Azabım (bak) nasıl olmuştu!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But (there were people) before them, who denied (the Signs),- the People of Noah, and the Confederates (of Evil) after them; and every People plotted against their prophet, to seize him, and disputed by means of vanities, therewith to condemn the Truth; but it was I that seized them! and how (terrible) was My Requital!

A. Yusuf Alipublic-domain

Before them the people of Noah rejected the truth and so did those who formed opposition after them: every community schemed to destroy its messenger and strove to refute truth with falsehood; but it was I who destroyed them. How terrible My punishment was!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The folk of Noah and the factions after them denied (their messengers) before these, and every nation purposed to seize their messenger and argued falsely, (thinking) thereby to refute the Truth. Then I seized them, and how (awful) was My punishment.

M. Pickthallpublic-domain

The people of Noah denied before them and the [disbelieving] factions after them, and every nation intended [a plot] for their messenger to seize him, and they disputed by [using] falsehood to [attempt to] invalidate thereby the truth. So I seized them, and how [terrible] was My penalty.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

كذَّبت قبل هؤلاء الكفار قومُ نوح ومَن تلاهم من الأمم التي أعلنت حربها على الرسل كعاد وثمود، حيث عزموا على إيذائهم وتجمَّعوا عليهم بالتعذيب أو القتل، وهمَّت كل أمة من هذه الأمم المكذبة برسولهم ليقتلوه، وخاصموا بالباطل؛ ليبطلوا بجدالهم الحق فعاقَبْتُهم، فكيف كان عقابي إياهم عبرة للخلق، وعظة لمن يأتي بعدهم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?