المكر: صرف الغير عما يقصده بحيلة، وذلك ضربان: مكر محمود، وذلك أن يتحرى بذلك فعل جميل، وعلى ذلك قال: والله خير الماكرين [آل عمران/ 54]. ومذموم، وهو أن يتحرى به فعل قبيح، قال تعالى: ولا يحيق المكر السيئ إلا بأهله [فاطر/ 43]، وإذ يمكر بك الذين كفروا [الأنفال/ 30]، فانظر كيف كان عاقبة مكرهم [النمل/ 51]. وقال في الأمرين: ومكروا مكرا ومكرنا مكرا [النمل/ 50] وقال بعضهم: من مكر الله إمهال العبد وتمكينه من أعراض الدنيا، ولذلك قال أمير المؤمنين رضي الله عنه: من وسع عليه دنياه ولم يعلم أنه مكر به فهو مخدوع عن عقله .
Exdore translation — not part of the source
el-Mekr: Başkasını, bir hile ile kastettiği şeyden çevirmektir. Bu iki türlüdür: Övülen mekr — ki bununla güzel bir fiilin gerçekleşmesi amaçlanır. Bu doğrultuda Yüce Allah buyurmuştur: "Allah, düzen kuranların (mâkirlerin) en hayırlısıdır" [3:54]. Ve yerilen mekr — ki bununla çirkin bir fiil amaçlanır. Yüce Allah buyurdu: "Kötü tuzak ancak sahibinin başına geçer" [35:43]; "Hani kâfirler sana tuzak kuruyorlardı" [8:30]; "Bak, tuzaklarının sonu nasıl oldu" [27:51]. Her iki husus hakkında da şöyle buyurmuştur: "Onlar bir tuzak kurdular, biz de bir tuzak kurduk" [27:50]. Bazıları şöyle demiştir: Allah'ın mekrinden biri, kula mühlet vermesi ve onu dünyanın geçici metâından yararlanır kılmasıdır. Bundan dolayı Müminlerin Emiri (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: "Kendisine dünyası genişletilen ve bununla kendisine mekr yapıldığını bilmeyen kimse, aklından aldatılmıştır."
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)