الإفك: كل مصروف عن وجهه الذي يحق أن يكون عليه، ومنه قيل للرياح العادلة عن المهاب: مؤتفكة. قال تعالى: والمؤتفكات بالخاطئة [الحاقة/ 9]، وقال تعالى: والمؤتفكة أهوى [النجم/ 53]، وقوله تعالى: قاتلهم الله أنى يؤفكون [التوبة/ 30] أي: يصرفون عن الحق في الاعتقاد إلى الباطل، ومن الصدق في المقال إلى الكذب، ومن الجميل في الفعل إلى القبيح، ومنه قوله تعالى: يؤفك عنه من أفك [الذاريات/ 9]، فأنى تؤفكون [الأنعام/ 95]، وقوله تعالى: أجئتنا لتأفكنا عن آلهتنا [الأحقاف/ 22]، فاستعملوا الإفك في ذلك لما اعتقدوا أن ذلك صرف من الحق إلى الباطل، فاستعمل ذلك في الكذب لما قلنا، وقال تعالى: إن الذين جاؤ بالإفك عصبة منكم [النور/ 11]، وقال: لكل أفاك أثيم [الجاثية/ 7]، وقوله: أإفكا آلهة دون الله تريدون [الصافات/ 86] فيصح أن يجعل تقديره: أتريدون آلهة من الإفك ، ويصح أن يجعل «إفكا» مفعول «تريدون»، ويجعل آلهة بدل منه، ويكون قد سماهم إفكا. ورجل مأفوك: مصروف عن الحق إلى الباطل، قال الشاعر: 20- فإن تك عن أحسن المروءة مأفو %~% كا ففي آخرين قد أفكوا وأفك يؤفك: صرف عقله، ورجل مأفوك العقل.
Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir
el-İfk: Üzerinde bulunması gereken doğru yönünden çevrilmiş olan her şeydir. Esme yönlerinden sapan rüzgârlara "mü'tefike" denmesi de bundandır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Altüst olan (beldeler) de o hatayı işlediler" [69:9]. Yine şöyle buyurmuştur: "Altüst olanı da O yerle bir etti" [53:53]. "Allah onları kahretsin! Nasıl da çevriliyorlar!" [9:30] âyeti, inançta haktan bâtıla, sözde doğruluktan yalana, davranışta güzelden çirkine çevriliyorlar demektir. Yüce Allah'ın "Ondan, çevrilmiş olan çevrilir" [51:9]; "O hâlde nasıl çevriliyorsunuz?" [6:95] ve "Bizi ilâhlarımızdan çevirmek için mi bize geldin?" [46:22] sözleri de bundandır. Onlar bunun haktan bâtıla çevirmek olduğuna inandıkları için "ifk" kelimesini bu konuda kullandılar; söylediğimiz sebeple de bu kelime yalan anlamında kullanılmıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz o iftirayı (ifk) getirenler içinizden bir gruptur" [24:11]. Yine şöyle buyurmuştur: "Her çok yalancı, günahkâr kimseye" [45:7]. "Bir yalan (ifk) olarak mı Allah'ın dışında birtakım ilâhlar istiyorsunuz?" [37:86] âyetinin takdirinin "İfkten (uydurmadan) ilâhlar mı istiyorsunuz?" şeklinde yapılması doğru olduğu gibi, "ifken" kelimesinin "türîdûne" fiilinin mef'ûlü (nesnesi) yapılıp "âliheten" kelimesinin ondan bedel kılınması da doğrudur; bu durumda onları "ifk" diye adlandırmış olur. "Racülün me'fûk": haktan bâtıla çevrilmiş adam demektir. Şair şöyle demiştir: 20- Eğer sen mürüvvetin en güzelinden çevrilmiş (me'fûk) isen %~% başkaları da vardır ki onlar da çevrilmişlerdir. "Ufike yu'feku": aklı çevrildi (çelindi) demektir; "racülün me'fûku'l-akl" (aklı çevrilmiş adam) denir.
Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)