← Sure 66

66:8

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ تُوبُوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَىٰ رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ يَوْمَ لَا يُخْزِى ٱللَّهُ ٱلنَّبِىَّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ ۖ نُورُهُمْ يَسْعَىٰ بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَـٰنِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَٱغْفِرْ لَنَآ ۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
تُوبُوٓا۟
tevbe edin
Fiil
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تُوبُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَى
Allah'a
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
تَوْبَةً
tevbe ile
İsim
Kök: توب
Dilbilgisi (i'rab)
تَوْبَةًİsimnekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
نَّصُوحًا
yürekten
İsim
Kök: نصح
Dilbilgisi (i'rab)
نَّصُوحًاİsimnekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
عَسَىٰ
umulur ki
Fiil
Kök: عسي
Dilbilgisi (i'rab)
عَسَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَن
örter
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
يُكَفِّرَ
örter
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
يُكَفِّرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
سَيِّـَٔاتِكُمْ
kötülüklerinizi
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَيِّـَٔاتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَيُدْخِلَكُمْ
sizi sokar
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُدْخِلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جَنَّٰتٍ
cennetlere
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
جَنَّٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَجْرِى
akan
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
يَوْمَ
günde
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
لَا
utandırmayacağı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُخْزِى
beni rezil etmeyin
Fiil
Kök: خزي
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْزِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلنَّبِىَّ
peygamberi
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِىَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلَّذِينَ
ve olanları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanmış
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَعَهُۥ
onunla beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
نُورُهُمْ
onların nuru
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نُورُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَسْعَىٰ
koşar
Fiil
Kök: سعي
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْعَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بَيْنَ
önleriden
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
أَيْدِيهِمْ
önleriden
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَبِأَيْمَٰنِهِمْ
ve sağ yanlarından
İsim
Kök: يمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَيْمَٰنِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَقُولُونَ
derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّنَآ
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَتْمِمْ
tamamla
Fiil
Kök: تمم
Dilbilgisi (i'rab)
أَتْمِمْFiilemir، 2. tekil eril
لَنَا
bize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
نُورَنَا
nurumuzu
İsim
Kök: نور
Dilbilgisi (i'rab)
نُورَİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَٱغْفِرْ
ve bağışla
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱغْفِرْFiilemir، 2. tekil eril
لَنَآ
bizi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَآİsimzamir، 1. çoğul
إِنَّكَ
doğrusu senin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şey
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
قَدِيرٌ
gücün yeter
İsim
Kök: قدر
Dilbilgisi (i'rab)
قَدِيرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ey inananlar! Yürekten tevbe ederek Allah'a dönün ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örtsün, sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koysun. Allah'ın Peygamberini ve onunla beraber olan müminleri utandırmayacağı o gün, ışıkları önlerinde ve defterleri sağlarından verilmiş olarak yürürler ve: "Rabbimiz! Işığımızı tamamla, bizi bağışla, doğrusu Sen herşeye Kadir'sin" derler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinde ve yanlarında koşar da, "Ey Rabbimiz! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye kâdirsin." derler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah’a yönelin! Umulur ki Rabbiniz sizden kötülüklerinizi örter. Peygamber’i ve onunla birlikte iman edenleri rezil etmeyeceği günde Allah sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere yerleştirir. Onların ışığı önlerinden ve sağlarından koşar (ve) “Rabbimiz! Işığımızı bizim için tamamla; bizi bağışla! Şüphesiz ki sen her şeye gücü yetensin.” derler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Turn to Allah with sincere repentance: In the hope that your Lord will remove from you your ills and admit you to Gardens beneath which Rivers flow,- the Day that Allah will not permit to be humiliated the Prophet and those who believe with him. Their Light will run forward before them and by their right hands, while they say, "Our Lord! Perfect our Light for us, and grant us Forgiveness: for Thou hast power over all things."

A. Yusuf Alipublic-domain

Believers, turn to God in sincere repentance. Your Lord may well cancel your bad deeds for you and admit you into Gardens graced with flowing streams, on a Day when God will not disgrace the Prophet or those who have believed with him. With their lights streaming out ahead of them and to their right, they will say, ‘Lord, perfect our lights for us and forgive us: You have power over everything.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Turn unto Allah in sincere repentance! It may be that your Lord will remit from you your evil deeds and bring you into Gardens underneath which rivers flow, on the day when Allah will not abase the Prophet and those who believe with him. Their light will run before them and on their right hands; they will say: Our Lord! Perfect our light for us, and forgive us! Lo! Thou art Able to do all things.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, repent to Allāh with sincere repentance. Perhaps your Lord will remove from you your misdeeds and admit you into gardens beneath which rivers flow [on] the Day when Allāh will not disgrace the Prophet and those who believed with him. Their light will proceed before them and on their right; they will say, "Our Lord, perfect for us our light and forgive us. Indeed, You are over all things competent."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، ارجعوا عن ذنوبكم إلى طاعة الله رجوعا لا معصية بعده، عسى ربكم أن يمحو عنكم سيئات أعمالكم، وأن يدخلكم جنات تجري من تحت قصورها الأنهار، يوم لا يخزي الله النبي والذين آمنوا معه، ولا يعذبهم، بل يُعلي شأنهم، نور هؤلاء يسير أمامهم وبأيمانهم، يقولون: ربنا أتمم لنا نورنا حتى نجوز الصراط، ونهتدي إلى الجنة، واعف عنَّا وتجاوز عن ذنوبنا واسترها علينا، إنك على كل شيء قدير.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?